Akif Beki: NATO'yla aramızı bozan sabotajı FETÖ'nün Rusçu kanadı mı yaptı?

Akif Beki, Rus uçağının düşürülmesi, askerlerin bombalanması ve büyükelçinin öldürülmesi olaylarının arkasında 'FETÖ'nün olduğu iddiasında bulundu.

Eklenme: 21 Kasım 2017 08:54 - Güncelleme: 21 Kasım 2017 09:04

Eski Başbakanlık Danışmanı Akif Beki,  Rus uçağının düşürülmesi, askerlerin bombalanması ve büyükelçinin öldürülmesi olaylarının arkasında 'FETÖ'nün olduğu iddiasında bulunan medyanın, NATO'da skandalında 'sabotaj' ihtimalinin gündeme getirmediğine dikkat çekti. "Avrasya emperyalizminin tezgahına gelmeyelim" diyen Beki, yaşanan skandala ilişkin iddiada bulunarak "Rusya’yla aramızı açacak sabotajları FETÖ’nün Amerikancı ve NATO’cu kanadı yaptıysa...NATO’yla aramızı bozacak sabotajları da FETÖ’nün Rusçu ve Avrasyacı kanadı yapmış olamaz mı?" diye sordu.

Karar'da Akif Beki'nin "FETÖ'nün Ruşçu kanadı olamaz mı?" başlığıyla yayımlanan (21 Kasım 2017) yazısı şöyle:

Rus uçağını düşürdüğümüzde, kim haklı kim haksız demeden ‘büyük oyun’u görenlere bakıyorum da...

Aramızı bozmak isteyenlerin oyununu hemen görüp kamuoyunu sakinleştirmeye soyunanlar, ‘tuzağa düşmeyelim’ diye tepkileri anında yumuşatanlar, yatıştıranlar...

‘Bu NATO’cu bir sabotaj, ilişkilerimizi sabote etmeyi amaçlıyor, içimizdeki hain FETÖ’nün işi’ diye Moskova’yı uyaranlar...Aramızı açmalarına izin vermemesi için Kremlin’e çağrı yapanlar, Putin’e dostça ‘öfkene yenilme, oyuna gelme’ diyenler...

Söz konusu NATO olunca, gözleri ne oyun görüyor, ne tuzak, ne sabotaj!

Veryansın körüklüyor, Allah ne verdiyse tırmandırıyorlar.

Uçak krizinde haklı olduğumuz halde, doğru ve sorumlu bir tavırla Ankara’nın alttan almasını, özür beyanıyla meseleyi kapatmasını savunanlar bunlar...

Ruslar Suriye’de askerlerimizi vurduğunda, kaza açıklamasını yeterli bulup özür bile istemeden sessizce geçiştirilmesine yardımcı olan medya...

Büyükelçi suikastında, Rusya’nın gözünü provokasyona açmak için çırpınan, bir kez daha ilişkilerimizi FETÖ’ye zehirletmeyen, NATO emperyalizmine çıkarlarımızı kundaklatmayan, Amerikan mandacılığına teslim olmayıp canla başla direnen duyarlı, tam bağımsızlıkçı ‘destek taburları’nın ta kendisi...

 
İşte onlar NATO skandalında hiç provokasyon sezmiyor, sabotaj ihtimalini akıllarına getirmiyor, aramızı açmak için Rusya’nın yaptırmış olabileceği üzerinde durmuyor, bu gibi komplo teorilerinin yanından bile geçmiyor, yoksa FETÖ’nün Rusçu kanadı mı devrede diye alarm zilleri çalmıyorlar ne hikmetse.

Olduğu gibi NATO’ya mal edip kurumsal tercihlerin üstüne yıkıyorlar. “FETÖ’ymüş, sinsice sızıp kendini Ruslara kullandırmış filan bilmeyiz, biz seni tanırız”a bağlıyorlar.

Tıpkı sabotajcının göstermesi gerektiği gibi
Avrasya emperyalizminin tezgahına gelmeyelim, Rus mandacılığına hizmet etmeyelim, amacı doğrultusunda yayınlarla FETÖ’nün kirli manipülasyonlarına alet olmayalım, aman yağmurdan kaçarken doluya yakalanmayalım gibi anti-emperyalist ve tam bağımsızlıkçı duyarlılıklar ne gezer.

Bilakis...NATO döne döne özür dilediği, Genelkurmay Başkanı Akar bile FETÖ parmağına benzettiği, hem Atatürk hem Erdoğan üstünden gözümüze soka soka yapılmış bir provokasyon izlenimi verdiği, tam bağımsızlıkçılık maskesi altında Avrasyacılık ve Rusçuluk satanların ekmeğine yağ sürdüğü halde...

Kumpası, NATO’nun Türkiye’ye planlı bir saldırısı diye köpürtenlerden geçilmiyor ortalık.

Büyüte büyüte, kışkırta kışkırta NATO’dan çıkma çığırtkanlığına kadar vardırıldı kampanya.

Halkı NATO’ya karşı dolduran, Batı ittifakından nefret ettirirken Avrasyacılığı sevdirip Rus sempatisi aşılayan, NATO’yu düşmanlaştırarak Türkiye’yi karşı kampa yakınlaştıran fırsatçı propaganda aldı yürüdü.

Rusya’yla aramızı açacak sabotajları FETÖ’nün Amerikancı ve NATO’cu kanadı yaptıysa...NATO’yla aramızı bozacak sabotajları da FETÖ’nün Rusçu ve Avrasyacı kanadı yapmış olamaz mı?

Bu kadarcık kuşkuyu bile fısıldayacak bir yerli ve milli komploculuğa hasret kaldı memleket.

Nerede o eski sağduyu, o oyunu görme uyanıklığı, o tuzağa düşmeme dikkati, o tehlikeyi fark ettirme kıvraklığı...

Komplocu yaklaşımın avantajlarından NATO yararlandırılmıyor, bir kıdım Rus dahli şüpheciliği dahi esirgeniyor.

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın tepkisi bile, bu güven bunalımını aşmak için çıkış yolları içeriyordu dün.

Üyeliğimizi ve bağlılığımızı tartışmaya açmadan bu alçaklığın üstüne hükümet gidebiliyor da, medyası NATO’ya topyekün düşman kesildi, sapla samanı ayırt edemiyor ha!