Adnan Oktar örgütü darbeyi önceden biliyormuş

Adnan Oktar örgütü üyesi Ceyda Ertüzün'ün eski bakan ve kapatılan Zaman gazetesi yazarına 5 Eylül 2013'te "Sonbaharda Türkiye'de beklenen kalkışmadan evvel bu seri toplantıları yapmamız çok faydalı olacaktır" şeklindeki mail attığı ortaya çıktı.

Eklenme: 15 Temmuz 2019 08:54 - Güncelleme: 15 Temmuz 2019 09:04

Bu maille örgütün 17-25 Aralık darbe teşebbüsünü önceden bildikleri deşifre oldu.

Adnan Oktar örgütü üyesi Ceyda Ertüzün'ün bilgisayarında yapılan incelemelerde örgütün 17-25 Aralık darbe girişimini önceden bildiğine dair işaretler bulundu.

Ertüzün'ün 5 Eylül 2013'te, eski Dışişleri Bakanı ve bir Zaman Gazetesi yazarına gönderdiği mailde, "Sonbaharda Türkiye'de beklenen kalkışmadan evvel bu seri toplantıları yapmamız çok faydalı olacaktır" ifadelerine rastlandı.

Savcılık, Adnan Oktar örgütünün 17-25 Aralık darbe girişimlerini önceden bildiklerini ve bu yönde yurt dışı temaslarını programladıkları tespitinde bulundu.

Ceyda Ertüzün

DİZ ÜSTÜ BİLGİSAYARDA BULUNDU

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü üyelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonda, örgüte ait Ankara'daki bir evde diz üstü bir bilgisayar bulundu. 'Aysecelik' kullanıcı adı ile kullanılan bilgisayarda bulunan yedekleme dosyasının içerisinde tutuklu şüphelilerden Fatma Ceyda Ertüzün'ün eski Dış İşleri Bakanı Yaşar Yakış ve FETÖ'nün yayın organı Zaman Gazetesi yazarıyla yaptığı yazışmalara rastlandı. Yazışmaların içeriğinin incelenmesi sonucu Oktar örgütünün 17-25 Aralık'tan 3 ay önce darbe girişiminden haberdar olduğuna ilişkin ifadeler tespit edildi.

"KALKIŞMADAN EVVEL TOPLANTILAR YAPMAMIZ FAYDALI OLACAKTIR"

5 Eylül 2013 tarihinde yapılan yazışmaya göre Ceyda Ertüzün, yapılacak olan uluslararası bir toplantı için Türkiye'ye gelen misafirlere brifing verilmesi gerektiğini belirterek, Hakan Atilla davasında bilirkişi olduğu ortaya çıkan Jonathan Schanzer'in Türkiye'den ilk kez kendilerini ağırlamak istediğini ifade ediyor. Ertüzün'ün, Yakış'a , "Sonbaharda Türkiye'de beklenen kalkışmadan evvel bu seri toplantıları yapmamız çok faydalı olacaktır. Oxford'lu yetkililerle telefon ile görüşseniz ve Amerika'ya CFR'a bugün cevap versek olur mu?" ifadelerini kullanıyor.

17-25 ARALIK'TA NE OLMUŞTU?

Paralel örgütlenme ile başta siyaset, mülkiye, adliye, maliye, askeriye ve emniyet olmak üzere gizlice devletin tüm kılcal damarlarına sızan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY), 15 Temmuz darbe girişimine giden süreçte gerçek yüzünü Aralık 2013'te gösterdi. Türkiye'de Aralık 2013'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen operasyon, FETÖ'nün hükümete karşı yürüttüğü operasyonların başlangıcı kabul edildi.

Kamuoyunda "17-25 Aralık süreci" olarak anılan ve FETÖ/PDY'nin faaliyetleri için milat sayılan süreç, 17 Aralık 2013'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 3 soruşturmada, iş adamı, bürokrat ve memurların da bulunduğu çok sayıda kişiye yönelik "kara para aklama", "altın kaçakçılığı" ve "kamu görevlilerine rüşvet" iddialı operasyonla başladı. Operasyonda gözaltına alınan 66 kişiden iş adamı Rıza Sarraf ile Salih Kaan Çağlayan ve Barış Güler'in de arasında bulunduğu 14'ü tutuklandı.

FETÖ/PDY kapsamında meslekten ihraç edilen ve halen firari olarak aranan özel yetkili savcı Muammer Akkaş, 25 Aralık'ta o dönemde Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın da arasında olduğu 96 kişi hakkında gözaltı kararı aldırdı. 17 Aralık operasyonunda görev alan polislerin yerine atanan polisler ise gözaltı kararlarını uygulamadı.

FETÖ/PDY'nin "hükümete ilk darbe girişimi" olarak kabul edilen 17-25 Aralık operasyonlarının yankıları devam ederken, örgütle mücadeleye hız verildi. 2014'ün ilk günlerinde, FETÖ'nün kumpas davaları olarak kabul edilen Balyoz ve Ergenekon davalarıyla ilgili yeniden yargılama yolunun açılması gündeme geldi.

Bu kapsamda, kumpas davalarının savcısı olarak tanınan İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz, 7 Ocak'ta Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine atandı. 2010'daki Anayasa değişikliğinin ardından FETÖ'cülerin eline geçtiği değerlendirilen HSYK'nın yapısının değiştirilmesi için çalışma başlatıldı. HSYK adli yargı kararnamesi ile 20 hakim ve savcının görev yeri değişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı Bölge Adliye Başsavcılığına, İstanbul Başsavcıvekillerinden Fikret Seçen Gebze'ye, Cihan Kansız Sakarya'ya, Ercan Şafak Kocaeli'ye, Ali Güngör de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığına atandı.

(Haberler.com)