

Tv dizisi mi bunlar, anneannemin Tükenmez Şerbeti mi yoksa
Bir ev şerbeti vardır, anneannem yapardı; adı Tükenmez.
Muşmula zamanı, birçok mevsim meyvesi –ağırlıklı olarak muşmula-, musluklu bir toprak küpe; bir kat meyve, bir kat şeker olmak üzere döşenirdi. Üzerini kapatacak kadar su konduktan sonra, bir mermer parçasıyla bütün malzeme bastırılır ve küpün kapağı kapatılırdı. Sonra beklemeye geçilir; meyveler birkaç hafta içinde fermante olur ve şerbet –çok düşük alkolü de vardır- içmeye hazır hale gelirdi. Adının Tükenmez olmasının nedeni; musluğu açılarak tüketildikçe, şerbete aynı miktarda su ilave edilmesinden kaynaklanırdı. Ve aylarca içilir, su ilave edilir, yine içilir, bir türlü tükenmezdi.
Bizim tv dizileri de, Tükenmez Şerbeti gibi şimdi; tüketildikçe, yeni eklemeler yapılıyor, sezon sonunda yapılan sezon finalleri.. eyvah daha bitmiyor halleri.. sürüp gidiyor diziler..
Uzuyor, uzuyor.. uzadıkça uzuyor...
Bu durum, seyircinin ihtiyacı olan, beklentisi olan yeni soluklar, yeni renkler, yeni sesler, yeni aşklar, yeni acılar, yeni hayatlar görmesine engel oluyor.
Tutmuş diziler kolayından gözden çıkarılamıyor, hikâye bitse de dizi bitmiyor çünkü; yeni bir proje tasarlayıp riske girmektense, eski tutmuş diziler üzerinden ticaret yapmak, yapımcıların da işine geliyor.
Böylece sektör de kendini yenileyememiş oluyor ve sıradanlaşıyor gitgide.
Tv kanallarına gelince.. reyting tuzağına düştüklerinden televizyon sezonuna yeniliklerle donanmış olarak giremiyorlar haliyle.
Her şey eski hamam eski tas devam edip gidiyor işte.
Ama şunu unutmayalım ki, garanticilik her zaman garantileri yok eder!
Telesiyej - Taraf



