Medya Faresi






Anasayfa  >  Güncel kategorisindeki haberler

''Ergenekoncular Gülen'e diş geçiremeyince bizi seçti!''

İsmailağa Cemaati'nin önde gelen isimlerinden Sadettin Ustaosmanoğlu Erzincan olayları hakkında, ilk kez Gazete Habertürk'ten Kutlu Esendemir'e konuştu

İşte röportajdan dikkat çeken başlıklar...

İSMAİLAĞA CEMAATİNİN SES KAYITLARININ İLK KISMI İÇİN TIKLAYIN

CEMAATİN SES KAYITLARININ İKİNCİ KISMI İÇİN TIKLAYIN

Kamuoyunda, "İsmailağa Cemaati'ne dokunan yanıyor" gibi bir izlenim oluştu. Erzincan'da yaşananlar da bunu doğruluyor mu?

Burada mesele şu: Cemaat üzerinden AKP'ye karşı bir atak düşünüldü. Hesaplar tutmayınca savcı zor duruma düştü. Biraz daha detaylara girmek gerekirse anlatayım. CHP İzmir milletvekili Ahmet Ersin bir rapor hazırlamış. 4. maddesinde, "Erzincan Başsavcısı ihbar mektubunun düzmece olması nedeniyle dosyayı Erzurum'a göndermek istemeyince, devreye Adalet Bakanı girmiş ve Erzincan'a müfettişler göndermiştir. Başsavcı, müfettişlerin de baskısıyla Gülen Cemaati dosyasını ayırarak Erzurum'a göndermiştir" diyor.

Neden onlarla ilgili dosya ayrıldı sizce?

Gülen Cemaati'ne diş geçirmenin çok kolay olmadığı malum. Bundan da anlıyoruz ki; Ergenekoncular'ın İsmailağa cemaatini, hükümete saldırabilmek için yumuşak karın olarak tercih etmeleri. Kaldı ki; bu konuda Cemil Çiçek de, "Başsavcı Cihaner'i aradığım iddialarını kabul ettiğime dair bir tek cümlemi hiçbir yerde göremezsiniz" diyor. O halde ikisinden biri yalan söylüyor. Biz de anlıyoruz ki, bu meselede her kesim her konuyu hiçbir ahlaki kaygı içine girmeden sıçrama taşı olarak kullanıyor.

Sizce Erzincan'da neler oldu?

Mesele kemâliyle anlaşılmış değil henüz, ama görünen o ki, Ergenekon müdafileri can havliyle giriştikleri hamleyi sonuca ulaştıramadılar. Halen bu hamleden vazgeçmiş gibi de görünmüyorlar. Anladığımız kadarıyla gizlenemeyecek şeyler de var ortada. Mesela Bülent Arınç basında çıkan açıklamalarında, "Tutuklama müzekkeresinde ve buna karşı yapılan itirazı reddeden üç hakimden kurulan mahkemenin gerekçesinde, sayın başsavcıya izafe edilen suç, tarikatlarla ilgili yaptığı bir soruşturma değil, Ergenekon üyesi olmak, tehdit ve buna benzer suçlardır" diyor. Bu sözlerden ne anlamalıyız?

Ne anlıyorsunuz?

Burada İsmailağa Cemaati mi konuşulmalı, yoksa devletin bir savcısının işlediği suç mu? Görelim bakalım bu iddiaların altından nasıl bir tehdit veya nasıl bir bağlantı çıkacak? Aslında daha açık konuşmak gerek, mesele ne İsmailağa ne de şu bu. Kurumlar arası müthiş bir kavga cereyan ediyor Türkiye'de. Aynı zamanda kendi içlerinde de kavga eden kurumlar görüyoruz. Bundan şunu çıkarıyoruz; Türkiye'de ne şu cemaat, ne şu kurum, ne de şu kuruluş değil, direk kokuşmuş sistem sorgulanmalı. Bu ağır yükü bu millet daha fazla kaldıramaz.

Ama Başsavcı Cihaner'in elinde cemaatinizin yasa dışı yapılanmasıyla ilgili belge ve bilgilere sahip olduğuna dair haberler geliyor ve bu yapılanmanın çok sayıda siyasetçiye uzandığı da ileri sürülüyor.

Ne demek istediğim anlaşılıyor herhalde. Bunun dışında yapılan her şey basit itiş kakışlardan ibarettir. Onun için kimse uyanıklık yapıp da İsmailağa cemaatini istismara yeltenmesin. Yok filancı filancıyla görüşmüş, yok filancı falana şunu satmış. Bütün bunlar, gerçeklerin üzerinden perdenin kaldırılmasını engellemeye dairdir.

Ezincan'da 2007'de başlayan bir soruşturmanın, 2009 yılında Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı bir eylem planıyla ilişkilendirilmesi mantıklı mı?

Direk ilişki aramak gerekmiyor. Ergenekon'un safra bölümüyle, asıl kaidesini birbirine karıştırmadan düşünmek lazım hadiseleri. O zaman meseleler daha iyi anlaşılır zannediyorum. Bunca kargaşa da haliyle bir şeyler flu kalabiliyor.

Telefon dinlemelerine göre, cemaatiniz mensubu kimi kişilerin ihaleye girdiği kimi siyasi ve bürokratlarla ilişki içinde olduğu da görülüyor. Cemaatinizin ticari faaliyetleri nasıl yürütülüyor?

Haberim yok. Ama şu kadarını söyleyebilirim: Bu ameliyeler dışımızdakilere nisbetle değerlendirildiğinde devede kulak bile değil. Bu işlerden de pek anlamam aslında. Ama İsmailağa Cemaati'nden bir hocaefendinin ismi kullanılarak veya anılarak bir takım kontaklar kurulabilir. Şahid olduğum mevzular da var bu konuda.

CHP Milletvekili Atilla Kart'ın iddiasına göre, İsmailağa Cemaati soruşturmasında adı geçen işadamı Mehmet Çelik Miss İstanbul Evleri'nin 192 tanesini Adalet Bakanlığı'na satmış. Mehmet Çelik'i tanır mısınız ve cemaatinizle ilişkisi nedir?

Mehmet Çelik'i tanımam. Cemaatle ne gibi bir ilişkisi olduğunu da bilmem.

Erzincan'daki soruşturma kapsamında telefon konuşmaları da gazetelere yansıdı. Kimi zanlılar, Ankara'dan bir siyasiyle görüşüyor.

Ankara'dakiler milletin temsilcileri değil mi? Kimle görüşeceklerdi? Hukuksuz işler falan varsa, onlar da mahkemelerin işi.

 

Kutlu Esendemir - Gazete Habertürk

 

22.02.10 16:41

İlgili Haberler



BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
Yorum yazabilmeniz için üye olmanız gereklidir.

ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ. Eğer üye iseniz buraya tıklayarak giriş yapınız.



HENÜZ BU HABERE YORUM YAPILMAMIŞ.









Şimdi de Mersin tehlikede! Terörist yandaşları polisle çatıştı

Sevgilisine tecavüz eden ünlü spiker, serbest kaldı!

Ahu Tuğba dan Bodrum da kırmızı tanga şov!

Gönülçelen e start verildi! Hangi oyuncular dizide yok?

Partneriniz sizinle sadece seks için mi birlikte? İşte ipuçları!




Medya Faresi
www.medyafaresi.com

"Türkiye'nin Özgür Sesi"
2003 - 2009 ©
Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Medyafaresi CHA, İHA ve MTM Abonesidir.