Tayyip Bey'e en son söylediðim budur: "Çok gençsiniz, çok baþarýlýsýnýz" Ekonomi çok iyi gidiyordu o yýllarda. 2006 Eylülünde… Sonra bir daha da görmedim Tayyip Bey'i…
TAYYÝP BEY TAHAMMÜLSÜZ
Bana bir iki kere "sen kiþisel eleþtiri ile hakareti karýþtýrýyorsun" dedi. "Kesinlikle hakarete ben de karþýyým" dedim. Ama o bazý þeylere eleþtiri sýnýrlarýný aþtý diye bakýyordu. Mesela karikatür çizilmesine…
Yazarlarýn da bazen bizim genel prensiplerimizi aþtýklarý oluyordu. Ama ben Tayyip Bey'den daha toleranslý olmasýný beklerdim. Yazarlara "Bunu yazarsýn, þunu yazamazsýn" diyemezdim…
DENÝZ FENERÝ'NE KADAR SORUN YOKTU
Tayyip Bey'le aramda bir sorun yoktu. Ta ki 2008 Eylülündeki Deniz Feneri olayýna kadar. Deniz Feneri olayýndan önce de bize kýzmaya baþlamýþtý. Ama Tayyip Bey benim bu iktidarýn önünü kesmek isteyen biri olmadýðýmý kesinlikle biliyordu. Tayyip Bey biliyor ki Aydýn Doðan birtakým güçlerle iþbirliði yaparak bu iktidarýn gitmesini veya bu partinin kapatýlmasýný istemez. Nitekim benim grubum bu partinin Anayasa Mahkemesi'ndeki kritik zamanýnda "AKP kapatýlmasýn" diye manþetler attý. Ben özel temaslarýmda herkese "Bu siyasi partiyi halk seçti nasýl kapatýrsýnýz?" diye karþý çýktým. Biz partinin kapatýlmasýna kökten karþýyýz.
ÝKTÝDARIN DOÄžAN'A ÖFKESÝ NEDEN?
2007 seçimlerinden sonra Tayyip Bey'in çevresinde Doðan Grubu'na husumet besleyen bir takým menfaat birikimleri oldu. Bunlardan bir tanesi de yandaþ medya. Yandaþ medya Tayyip Bey'le yakýn olmamýzdan çok rahatsýz oluyor. Cumhuriyet mitinglerinde de beni devamlý "Tayyip Bey'in adamý" diye eleþtirdiler. Benim televizyonumda "Medya burada Aydýn Doðan nerede" diyor. Benim televizyonum iþte! Benim orada olmama gerek yok ki! Yani Aydýn Doðan'a düþman olmak moda oldu. Özellikle bazý gazeteler "Bugün Aydýn Doðan'a bir tane çakarsam meþhur olurum" dedi.
BENÝM SÖYLEMEDÝÄžÝM ÞEYLERÝ SÖYLEDÝ DÝYE LANSE ETTÝ
Deniz Feneri olayýna kadar bizi kýzýyorlardý ama bu kadar olmamýþtý. Deniz Feneri olayýnda bana göre hiç beklenmedik bir tepkiyle karþýlaþtým. Ve ondan sonra düþündüm ki siyasi iktidarlar yalnýz baský yapmýyor, yýldýrabiliyor da… Tayyip Bey "bu hafta açýkla yoksa önümüzdeki hafta açýklarým ha" dedi. Mitinglerde "vur vur inlesin Aydýn Doðan dinlesin" diye slogan atýldý. Ben de "neyi açýklayacak acaba?" diye günlerce düþündüm. Sonra Tayyip Bey benim ona söylemediðim þeyleri söylemiþim gibi gündeme getirdi. "Bana söyledi" dedi.
ORAYI ÇALIK'A SÖZ VERDÝM
Mesela Tayyip Bey'e Hilton konusunda hiçbir þey söylemedim. Gittim ve onunla aramýzda þöyle bir konuþma geçti:
AYDIN DOÄžAN: Ben Ceyhan'da rafineri kurmak istiyorum. 2,5 milyar dolar param var. Sizden teþvik istemiyorum, kredi istemiyorum. Direkt 3 bin 500 kiþiye endirekt 15 bin kiþiye iþ veriyorum. Türkiye'nin ithal ettiði mamülleri yapacaðým ve kendim tüketeceðim.
RECEP TAYYÝP ERDOÄžAN: Ne istiyorsun?
DOÄžAN: Bana müsaade verin. Avustralyalýlarla beraber sadece þey istiyorum
ERDOÄžAN: Samsun'da kursan olmaz mý?
DOÄžAN: Olmaz efendim
ERDOÄžAN: Niye?
DOÄžAN: Ben Amerikalýlarla araþtýrma yaptýrdým. 1,5 milyon dolar para harcadým. Onlar bana bu iþin ancak güneyde olacaðýný söylediler
ERDOÄžAN: Orayý bizim Çalýk'a söz verdim
ÝÞÝN ÝÇÝNDE PUTÝN VAR BERLUSCONÝ VAR
DOÄžAN: Çalýk da yapsýn, ben de yapayým.
ERDOÄžAN: Putin var o iþin içinde… Ýtalyanlarýn en iyi þirketi var. Berlusconi var.
DOÄžAN: Peki ne olacak?
ERDOÄžAN: Çalýk var. Ocak ayýný bekleyelim. Ocak ayýnda bu iþ konuþulacak. Ondan sonra bir þey yaparýz.
DOÄžAN: (Ýçimden 'herhalde ocakta diyecek ki gelin dört beþ kiþi kuruyoruz, sen de kur' diyecekler diye geçirdim) Ben kendi tüketeceðim þeyi kuracaðým. Ben petrolcüyüm. Çalýk deðil ki, o müteahhit, Ceyhan-Samsun arasý boru hattýný yapýyor.
ERDOÄžAN: Yok, rafineriyi de söz verdim.
DOÄžAN: Peki.
BEN SADECE RUHSAT ÝSTEDÝM
Ocak ayýnda görüþmek üzere çýktým. Kasým ayýnda Tayyip Bey bir þeye kýzdý. Dedi ki "Bazý medya sahipleri geliyor. Bir þey istiyorlar vermiyoruz. Alýyor haber yapýyorlar" Bir daha yanýna gitmedim!
Sonuçta rafineriyi Baþbakandan istediniz?
DOÄžAN – Ama ben kimden isteyeceðim, rafineri kuracaðým Türkiye'de!
Ama ihaleye çýkýlýyor?
DOÄžAN – Ýhale deðil, ihale olsa kabulüm. Ruhsat istiyorum. Ben bir þey istemiyorum. Bana da verdi, Çalýk'a verdi, 100 kiþiye verdi.
HÝLTON'U KENDÝ SORDU
Bir iþadamý Almanya'da Merkel'e gidip "bana ruhsat ver" diyebilir mi?
DOÄžAN – Angela Merkel'e demez. Çünkü Merkel bu iþlerle uðraþmaz. Türkiye'deki sistemde bir terslik var. Tayyip Bey kendi "Hilton'u ne yapýyorsun" dedi. "Hilton'u aile adýna aldým. Doðan Holding'e almadým. Hilton bu haliyle demode. Mutlaka onun yeniden yapýlmasý lazým. Ama yanýna bir takým ilaveler yapmak lazým. Ýsterseniz bu konuda çalýþýr size size bir þey getiririm." Dedim. "Hayýr ben belediye baþkanlarýyla görüþürüm" dedi. Bunlarýn hepsi 2006 Eylül'ünde oldu. Baþbakanlýkta konuþtuk.
HÝLTON'U PARK YAPACAÄžIM
Tayyip Bey þimdi diyor ki "Bu yeþil alana gökdelenler dikecek" Ben Kadir Topbaþ'a dedim ki "Bana, aileme, çocuklarýma laf getirecek, þehri çirkinleþtirdi dedirtecek þeyin içine girmem. Yok üç emsal istedi, hepsi uydurma yalan. O üç emsal lafý Þiþli Belediyesi'nin kendi bölgesi için yaptýðý þey, bana da yaptýrdýlar. Þimdi Hilton diyorlar. Hilton diye bir meselem yok benim. 65 dönüm yer var Hilton'un bulunduðu yerde. Orayý sonunda Aydýn Doðan parký yapacaðým herhalde. Halk da istifade edebilir. Taksim meydanýndan daha geniþ bir yer. Etrafý da kapalý duruyor. Ben Hilton'u aynen muhafaza edeceðim, orada rant peþinde deðilim. Baþtan beri böyle düþünüyordum.
CHP YANDAÞI DEÄžÝLÝM
Hükümet beni CHP yandaþý olarak görüyor. AKP'ye mesafem neyse, CHP'ye de o… MHP'ye de… 30 senedir yayýncýyým. 50 yýldýr iþhayatýndayým. Hiçbir iþimi siyasi þeyle almadým. Tersine yayýncý olduðum için baský gördüm.
EN RAHAT ÇALIÞTIÄžI SÝYASETÇÝLER
Turgut Bey'le ilk yýllarda evet ama sonra o da kýzdý. Turgut Bey'le de kavgalarým oldu. Süleyman Bey'le rahat çalýþtým. Mesut Bey rahat göründü ama o çok þeyler yaptý bana. Bülent Bey çok alýnýrdý. Ýftihar etsin diye bana "Gözcü" gazetesini göndermiþtir. Ben Bülent Bey'e çok saygý duyarým. Siyasetçi eleþtiriye tahammül edemiyor.