Siyaset Meydanı hayatımı değiştirdi
ASUMAN BERKSON
Bundan yaklaşık 10 yıl önce suikaste kurban giden hocası Ahmet Taner Kışlalı'nın ardından düzenlenen "Siyaset Meydanı" programındaki konuşmasıyla medya dünyasının kapısını açan İrfan Değirmenci, son dönemde FOX'ta sunduğu "İrfan Değirmenci ile FOX Bugün" isimli sabah haberleriyle seyirci karşısına çıkıyor. Enerjik sunumuyla günün gelişmelerini anlatırken insanların uykusunu da açmaya çalışan Değirmenci, medya yolculuğunda tırnaklarıyla kazıyarak yol aldığını söyledi.
Yeni yayın döneminde yepyeni bir formatta seyirciyi şaşırtmayı hedefleyen Değirmenci, "Amerika'daki orijinal FOX ve diğer kanallardaki today şov formatında, insanları sallayacak güzel bir şov yapacağız. Bunun için yazın biraz çalışacağız. İçeriği değiştirip, süreyi kısacağız canlı yayındaki konuklarımla röportajlarla, farklılaşacağız. Farklı köşelerimiz olacak, sokaktan canlı bağlantılar yapacağız. Ekibin mutfağında servis yapan garson olacağım" dedi.
* Televizyonculuk maceranız nasıl başladı?
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde siyasal bilgiler dersine gelen hocam Ahmet Taner Kışlalı suikaste kurban gitti. O hafta Ali Kırca, "Siyaset Meydanı"nı bizim okulda düzenledi. Ben de kalktım canlı yayında konuştum. Konuşmam atv yönetiminin dikkatini çekmiş. "Seni muhabir yapalım" dediler. Basın camiasında tek bir tanıdığım yoktu. Bu işlerde torpil ön planda. Kendimi çok şanslı hissediyorum ve biraz da girişkenim açıkçası... Hep kapılar kendiliğinden açıldı. Bugüne kadar gelen fırsatları geri çevirmedim. Medya patronluğu anlamında akla gelebilecek herkesle, altında en ufak muhabir olarak çalıştım. Bu meslekte kendimi buldum.
* Bu sektörün içinde yer aldıktan sonra ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
atv'de 1,5 sene hiç ücret almadan çalıştım. Genç muhabirler tehlikeli görevlere gönderilirler, çoğu zaman benim de başıma geldi. Sigorta yok, cepte para yok. Bugünlere tırnaklarımı kazıyarak geldim. Ama mutluyum, kimseye borçlu kalmamak güzel.
* Sabah haberlerini sunmak için nasıl bir hazırlık yapıyorsunuz?
Gece 02.00'de kalkıyorum. 02.30 gibi işimin başında oluyorum. Sabah 06:45'e kadar haberleri sabaha kadar olan yeni gelişmeleri takip ediyoruz. Gazetelerden herkesin okumadığı haberleri görmeye çalışıyorum. Yayına giriyorum, 08:15'e kadar yayında kalıyorum. İzleyicilerden gelen mesajları okuyorum. Yayından sonra bir gün önceki reyting raporuna bakıyorum. Sonraki gün için özel bir şey yapabilir miyiz diye düşünüyorum. Sabah 10.30 gibi işim bitiyor. Normal insanlar dışarıda gezip, günün tadını çıkartırken siz dinlenmek zorunda kalıyorsunuz. Düzensiz beslenme ve uyku beni etkiledi. Bazen gözler şiş ekrana çıkıyorum. Çok fazla güneş ışığı göremiyorum. Öğleden sonra yatıp dinleniyorum.
"Yayında evlenme teklifleri alıyorum"
* Bir izleyici sizinle ilgili "Böyle çömezleri çıkarttıp haberleri sundurmayın" diye e - posta yollamış. Siz de yayında bu eleştiriyi okudunuz, bunu neden yaptınız?
10 senedir muhabirlik yapıyorum, yaşım da 32 ama minyon tipli olduğum için küçük duruyorum. O kişi "Dünkü adama" deyince bende kendimi anlatma gereği duydum, ben dün çıkmadım, 10 senedir haber koşuşturmacası içindeyim diye... Denk geldi ve yanıt verdim. Onların mesajını okumazsam "Bu televizyonlar palavra, yalan dolan" diyecekler. Gönderdiklerinin benim bilgisayara ulaştığını bilmeliler. Eğer sen sohbet eder, seyirciye kendini daha iyi anlatabilirsen o olumsuz mesaj değişecektir diye düşünüyorum.
* Sizi çok şaşırtan başka e - postalar da geliyor mu?
"Boyum şu, kilom şu, sizi çok beğeniyorum, annemden de izin aldım, benimle evlenir misiniz?" diye mesajlar geliyor, çok utanıyorum. Yayında bunları okumuyorum. Onları direkt "Desti İzdivaç" gibi programlara yönlendiriyorum. Bu işler kısmet işi... Önceliğim daha farklı. Şu an için işe konsantre olmuş durumdayım. Gazeteci biri için aile düzenini devam ettirebilmek zor. Ben evlenmiş olsam gece gidiyorum, gündüz de uyuyorum, bu hanıma da haksızlık olur.
"Yanında çalıştığım Mesut Yar şimdi rakibim"
"Bizi Metin Uca ve Mesut Yar'ın önceden yaptığı programların taklidi olarak görenler var ama onlarla aramda 10 yaş var. Bir önceki jenerasyon diyebiliriz onlar için. Metin Uca'yla Kanal D'de muhabirlik yaptığı dönemde yollarımız kesişti. Star TV'de "Günaydın Türkiye" yi yaparken ben Ankara'da muhabirdim, her sabah gündemi aktarmak için bağlanırdım. Bir gün "Sen erkek, ben erkek, orada güzel bir kız yok mu Ankara'nın gündemini bana anlatsın" demişti. Mesut Yar'la beraber çalıştık ve şimdi karşımda. Star TV'de aynı saatlerde o da yayın yapıyor ve o da rakibim. Reytinglerimiz kafa kafaya gidiyor. Bu bana gurur veriyor. Onun yanında çalışmış bir muhabirdim. Rekabet bir taraftan eğlenceli bir durum, onlara benzetiliyor olmak güzel. Belki güler yüzlü olmak açısından benzetiliyorumdur ama çok ayrışan noktalarımız var tabii ki..."
Milliyet Televizyon
