Ünlülerin bilinmeyen acı hikayeleri

1944'de dünyaya gelen Feri Cansel yani gerçek adıyla Feriha, Türkçeyi Kıbrıs şivesiyle konuşan, sempatik ve açık sözlü biriydi her daim.

Eklenme Tarihi: 07 Şubat 2017

Yeşilçam'ın Talihsiz Kadını Üstelik İngiltere vatandaşıydı. Aileden hem Kıbrıs'la hem de İngiltere'yle bağlantısı vardı. Çok kültürlülük içinde büyümüştü.

Londra'da bir kuaförde manikür ve pedikür yaparak atılmıştı hayata. Genç yaşta hayatın sert yüzüyle karşılaşmak durumunda kaldı. Evlendi, ayrıldı. Ancak bu birliktelikten Zümrüt isimli bir kız çocuğu oldu. En değerli varlığıydı. 'de içki hostesiydi. Kısa bir süre içinde çalıştığı lokalde mini etekli uzun bacaklarıyla dikkat çeken Kıbrıslı Feriha, yavaş yavaş sınıf atlayarak Parisien'de striptiz yıldızlığına kadar yükselecekti.Feri Cansel, Parisien'de çalıştığı sıralarda iş yerine yakın bir semt olan Pangaltı'da Kıbrıslı bir dansöz arkadaşıyla birlikte yaşıyordu. Bu arada giderek çevresi genişliyor yeni yeni insanlar tanıyordu. Feriha'nın gözleri kamaştıran güzelliğinin dikkat çekmesi an meselesiydi. Ve öyle de oldu. Kendisini Nedim Otyam'ın 1964'de çektiği 1967 yılında, kirli bir geçmişi olan bir kadınla, ona şantaj yapan bir kötü adam ve bir avukatın öyküsünün anlatıldığı "Evlat Uğruna" adlı filmle yıldız oyuncularla oynadığı ilk rolü kapan 24 yaşındaki Feriha'nın yeni ismi Cansel'di. Daha sonraki yıllarda afişlerdeki isim değişti ve bu kez de Fericansel oldu. Avuçları içine aldığı bu fırsatı çok iyi değerlendiren Feriha yani bundan sonra anılacak ismiyle , ilk yıllarında onlarca filmde oynadıktan sonra 1969'da Yılmaz Güney'in yazıp yönettiği filmiyle üne, şana ve şöhrete kavuşmuştu. "Feri" "Bir Çirkin Adam" sloganıyla başında kavak yelleri esen Güney, o yıllarda en hızlı dönemini yaşıyordu. Feri Cansel'i kısa bir süre için de olsa kanatlarının altına almıştı. Bu maceraya Güney'i çeken, Feri Cansel'in temiz yürekli bir "erkek kadın" oluşuydu Cansel, gerçekten vefalı ve sadık bir sevgiliydi. Ünlü aktör ikitabancayla birlikte yakalanıp tutuklandığında adliyelerekoşuyor, iznini bitirip vatani görevini yaptığı birliğine gittiğindeo da soluğu peşinden Muğla'da alıyordu. Kısa süren bir aşk macerası sonucu Yılmaz Güney'den umudunu kesen Feri Cansel'in bundan böyle yapacağı tek şey vardı: Kiminle olursa olsun, Türk vatandaşı kimliğini kazanmak için bir "formalite evliliği" yapmak...

70'li yıllarda Feri Cansel, Türk sinemasında artık aranan bir kadındı. Bundan sonra kendisini Ayhan Işık'la, Sadri Alışık'la, Cüneyt Arkın'la yan yana aynı filmlerde buldu. "Turist Ömer"den "Malkoçoğlu"na artık Feri, Yeşilçam'ın gözde güzellerindendi

Uzun yıllar İngiliz pasaportuyla Türkiye'de bazı kişilerin yardımları altında "kaçak" çalışmaktan bıkmıştı. Ve Cansel'e bir "kiralık koca" bulundu. 6 bin lira karşılığında evlenmeye razı olan bu "talihli" kişi Yusuf İzzettin Tuzcu adlı bir kapıcıydı.